TOPLUM İÇİN BİLGİLENDİRME DİZİSİ-3
-5 Eylül Uluslararası Hayırseverlik Günü 2026-
Kastamonu Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü tarafından sürdürülebilir kalkınma, toplumsal dayanışma ve gönüllülük konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen "Toplum İçin Bilgilendirme Dizisi" kapsamında 5 Eylül Uluslararası Hayırseverlik Günü ele alınmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 5 Eylül’de anılan bu gün; bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının, gönüllülerin ve diğer paydaşların insani ihtiyaçlara yanıt verme, toplumsal dayanışmayı güçlendirme ve daha kapsayıcı toplumların oluşmasına katkı sunma konusundaki rolüne dikkat çekmektedir.
Hayırseverlik yalnızca maddi bağışta bulunmak anlamına gelmemektedir. Zaman, bilgi, beceri, emek ve dayanışma paylaşımı da hayırseverliğin önemli biçimleridir. Bu yönüyle hayırseverlik; bireysel iyilik eylemlerinin ötesinde, toplumsal sorumluluk, gönüllülük, insan onurunun korunması ve ortak sorunlara birlikte çözüm üretme kültürünün bir parçasıdır.
5 Eylül Neden Uluslararası Hayırseverlik Günü?
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 17 Aralık 2012 tarihli A/RES/67/105 sayılı kararıyla 5 Eylül’ü Uluslararası Hayırseverlik Günü olarak belirlemiştir. Bu tarih, yoksulluk ve insani sıkıntıların aşılmasına yönelik çalışmalarıyla tanınan ve 1979 yılında Nobel Barış Ödülü alan Rahibe Teresa’nın 5 Eylül 1997’de hayatını kaybetmesinin yıldönümünü anmaktadır.
Birleşmiş Milletler bu günün temel amaçlarından birini; bireyleri, sivil toplum kuruluşlarını ve paydaşları gönüllülük ve hayırseverlik yoluyla başkalarına destek olmaya teşvik etmek, insani krizler ve insanın yaşadığı güçlükler karşısında dayanışma bilincini güçlendirmek olarak ortaya koymaktadır.
Hayırseverlik: Yardımdan Dayanışmaya
Günümüzde hayırseverlik anlayışı yalnızca ihtiyaç anında yardım ulaştırmakla sınırlı değildir. Kalıcı ve etkili dayanışma; insanların temel haklara, eğitime, sağlığa, güvenli yaşam koşullarına, ekonomik fırsatlara ve toplumsal yaşama eşit biçimde erişebilmesini destekleyen uzun vadeli yaklaşımları da kapsar.
Bu nedenle hayırseverlik; yoksulluk, sosyal dışlanma, eşitsizlik, afetler, insani krizler ve kırılgan grupların karşılaştığı sorunlarla mücadelede tamamlayıcı bir toplumsal güç olarak değerlendirilebilir. Bireylerin ve kurumların sahip oldukları kaynakları sorumlu, şeffaf ve ihtiyaç odaklı biçimde paylaşması, toplumsal güveni ve dayanışmayı güçlendirebilir.
Hayırseverliğin Farklı Boyutları
· Maddi destek: İhtiyaç sahibi birey ve topluluklara güvenilir kanallar aracılığıyla kaynak sağlanması.
· Gönüllülük: Zamanın, emeğin ve uzmanlığın toplumsal yarar amacıyla paylaşılması.
· Bilgi ve beceri paylaşımı: Eğitim, danışmanlık ve kapasite geliştirme yoluyla bireylerin güçlendirilmesi.
· Ayni destek: Gıda, kıyafet, eğitim materyali ve benzeri ihtiyaçların uygun biçimde karşılanması.
· Toplumsal dayanışma: Afet, kriz ve olağanüstü durumlarda toplumun birlikte hareket etmesi.
· Sosyal girişimcilik: Toplumsal veya çevresel sorunlara sürdürülebilir çözümler geliştiren girişimlerin desteklenmesi.
Hayırseverlik ve Sürdürülebilir Kalkınma
Hayırseverlik, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının gerçekleştirilmesine doğrudan ve dolaylı katkılar sağlayabilir. Özellikle yoksulluğun azaltılması, eşitsizliklerin giderilmesi, kapsayıcı toplumların güçlendirilmesi ve kurumlar ile paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir tamamlayıcı rol üstlenmektedir.
Bu çerçevede 5 Eylül Uluslararası Hayırseverlik Günü; başta SKA 1 – Yoksulluğa Son, SKA 10 – Eşitsizliklerin Azaltılması, SKA 16 – Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar ve SKA 17 – Amaçlar İçin Ortaklıklar olmak üzere birçok Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ile ilişkilendirilebilir. Eğitim, sağlık, gıda güvenliği, afetlere dayanıklılık ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki gönüllü ve hayırsever girişimler de ilgili amaçlara katkı sunabilmektedir.
Sorumlu ve Etkili Hayırseverlik
Hayırseverliğin toplumsal etkisinin güçlenmesi için yardımın yalnızca miktarı değil, nasıl ve nereye yönlendirildiği de önemlidir. Güvenilir kurumların tercih edilmesi, ihtiyaçların doğru belirlenmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine dikkat edilmesi; yapılan desteğin etkisini artırır.
· İhtiyacı doğru anlamak ve gerçekten ihtiyaç duyulan desteği sağlamak.
· Güvenilir, şeffaf ve hesap verebilir kuruluşlarla iş birliği yapmak.
· Kısa vadeli yardımın yanında eğitim, kapasite geliştirme ve güçlendirme çalışmalarını desteklemek.
· İnsan onurunu ve mahremiyetini korumak; yardım alan kişileri yalnızca 'yardım alan' olarak etiketlememek.
· Afet ve kriz dönemlerinde yetkili kurumların koordinasyonuna uygun hareket etmek.
· Gönüllülüğü sürdürülebilir bir toplumsal katılım biçimi olarak değerlendirmek.
Kastamonu Üniversitesi Olarak Dayanışmayı Destekliyoruz
Kastamonu Üniversitesi, sürdürülebilir kalkınmayı yalnızca çevresel konularla sınırlı olmayan; eğitim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı, sosyal sorumluluk, gönüllülük ve paydaş iş birliklerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele almaktadır.
Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü tarafından yürütülen "Toplum İçin Bilgilendirme Dizisi" kapsamında uluslararası günlerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarıyla bağlantıları görünür kılınmakta; üniversite mensuplarının ve toplumun bilgi, farkındalık ve gönüllülük kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Üniversiteler; öğrencileri, akademik ve idari personeli, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurumlarını ve yerel paydaşları bir araya getirerek dayanışma kültürünün geliştirilmesinde önemli bir köprü görevi üstlenebilir. Bu kapsamda gönüllülük faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, bilgi paylaşımı ve toplumsal katkı çalışmaları desteklenmelidir.
Bugün Ne Yapabiliriz?
· İhtiyaç sahibi bir birey veya topluluğa güvenilir bir kanal üzerinden destek olmak.
· Bir sosyal sorumluluk veya gönüllülük faaliyetinde zaman ve emeğimizi paylaşmak.
· Bilgi ve becerilerimizi başkalarının gelişimine katkı sağlayacak biçimde paylaşmak.
· Çevremizdeki ihtiyaçları fark ederek yerel dayanışma ağlarına katkıda bulunmak.
· Afet ve kriz dönemlerinde doğrulanmış ihtiyaçlara yönelik, koordineli destek sağlamak.
· Hayırseverliği yalnızca bir günle sınırlamayıp yıl boyunca sürdürülebilir bir dayanışma alışkanlığına dönüştürmek.
Dayanışma Birlikte Güçlenir
5 Eylül Uluslararası Hayırseverlik Günü, başkalarının yaşamına dokunmanın yalnızca maddi destek vermekten ibaret olmadığını hatırlatmaktadır. Bir kişinin zamanı, bir öğrencinin bilgisi, bir uzmanın deneyimi, bir gönüllünün emeği veya bir kurumun sağladığı imkân; doğru yerde ve doğru biçimde kullanıldığında toplumsal değişime katkı sağlayabilir.
Sürdürülebilir bir toplum; yalnızca ekonomik kaynakların değil, dayanışma, güven, bilgi, zaman ve emeğin de paylaşıldığı bir toplumdur. Hayırseverlik bu paylaşım kültürünü güçlendirerek daha kapsayıcı, dirençli ve insan odaklı bir geleceğin inşasına katkı sunar.
Kastamonu Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü olarak tüm öğrencilerimizi, akademik ve idari personelimizi, mezunlarımızı ve paydaşlarımızı; gönüllülük, sosyal sorumluluk, toplumsal katkı ve dayanışma faaliyetlerine aktif olarak katılmaya davet ediyoruz. Birlikte verilen her emek, daha adil ve sürdürülebilir bir toplum için değer taşımaktadır.
İyilik paylaşılır, dayanışma büyür, toplum güçlenir.
![]() ![]() |

